Türkiye’yi ağlatan Enes, Whatsapp’tan intihar edeceğini paylaşmış

Henüz 20 yaşında, hem de herkesin hayallerini süsleyen Tıp Fakültesi’ni kazanmışken hayatına son veren Enes Kara tüm Türkiye’yi ağlattı.

Enes’in ölümünden yaklaşık bir ay önce paylaştığı video yaşadıklarını açıkça ortaya koyuyordu. Ailesinin zoruyla cemaat evinde kaldığını, burada namaz kılmaya, belli kitapları okumaya, bazı toplantılara katılmaya zorlandığını tek tek kaydetmişti.

Üzücü haber hızla duyuldu. Cemaat tarafı beklendiği üzere sessiz. Enes’in videosunda, “Korkuyorum, ne yapacaklarını bilemiyorum, her şeyi yapma potansiyeli taşıyorlar” dediği ailesi de henüz hiç konuşmadı.

ANNESİ, BABASI HATAY’DAN ELAZIĞ’A GİTTİ, OTOPSİ YAPILDI

Enes’in annesi ve babası Hatay’dan dün Elazığ’a gitti. Akşam  7-8 gibi Adli Tıp’ta otopsi yapıldı. Sabah da oğulları Enes’in cenazesiyle Antakya’ya döndüler.

Enes’in okuduğu Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin dekanı Prof. Dr. Metin Kaya Gürgöze’yi aradık. Enes, yaklaşık bir buçuk yıldır günün önemli bir bölümünü okulda geçiriyordu. Hocaları, arkadaşları, okul yöneticileriyle bir şekilde temastaydı. Hiç kimse mi farketmemişti Enes’in yaşadığı bunalımı… Prof. Dr. Metin Kaya Gürgöze’ye Enes’le ilgili tespitlerini, gözlemlerini, duyduklarını sorduk.

Prof. Dr. Gürgöze, Enes’in videosunun dışında Whatsapp mesajları paylaştığı ve intihar edeceğini yazdığına ilişkin dedikodular olduğunu, bu mesajların şu anda savcının önünde olduğunu açıkladı.

İşte Enes’in okuduğu tıp fakültesinin dekanının, Enes ve arkadaşlarının yaşadığı atmosferi ortaya koyan SÖZCÜ‘ye özel açıklamaları:

Hocam başınız sağolsun, gerçekten çok üzücü?

Evet dün 10-11 gibi öğrendik. Üzüntü verici bir hadise… Çok üzüldük gerçekten. Adli Savcılık olayın sebebini araştırıyor.

Mutlaka bir gözleminiz vardır, Enes neden intihar etti?

Tabi.. Enes bizim öğrencimiz ama 1200 öğrenci tek tek tanımıyoruz. Öğrencilerin bütün sorunlarından haberdar oluyoruz genellikle… Bize çeşitli şekilde bildiriyorlar.

Temsilcileri var. Sorunlar mutlaka bize yansıyor ama bu çocukla ilgili maalesef bize hiçbir şey yansımadı. Çok üzüldük.

Arkadaşlarını topladık görüştük. Farkettiğiniz bir şey olmadı mı.. Yok dediler. Videolar paylaşmış Whatsapp mesajları varmış. Videoyu izledim ama Whatsapp mesajlarını görmedim… “Yapacağı hadiseyle ilgili şeyleri paylaşmış. Niye hiç haberiniz olmadı, niye bize ailesine haber vermediniz, mutlaka bir ucundan tutardık…” dedik.

“WHATSAPP GÖRÜŞMELERİNİ KİMLE YAPMIŞ BİLMİYORUZ” 

Ne diyor arkadaşları?

Arkadaşlarına sorduk. Bir evde kalıyormuş. Ev de bir söylentiye göre…  Bunlar dedikodu tabi bilmiyoruz… Evin nasıl olduğunu bilmiyoruz… Okul arkadaşlarına sorduk. Niye uyarmadınız, bizi ailesini… diye… Çünkü 250 kişilik sınıf… Bütün sınıf bilemez ama mutlaka farkeden olur… 

En yakın arkadaşları fark eder… Bu bir, bir buçuk yıllık öğrenci… Onlar da ‘Son zamanda biraz içine kapanır gibi oldu ama bunun dışında bir şey farkedemedik’ dediler bize… Ama bu Whatsapp’taki görüşmeleri kimle yapmış bilmiyoruz. O söylenti, dedikodu, savcılığın elinde… Biz de bilmiyoruz. 

O dedikodular nedir? Ne diyor Whatsapp’ta?

Bu durumu… Ne yapacağına dair paylaşımları olduğuna dair dedikodular var.

 

“KAHROLDUK, NASIL FARKEDEMEDİK!”

Olaydan hemen önce mi mesaj atmış?

Hayır, daha önceden yaptığına dair dedikodular var. Ama ben kendi gözlerimle görmediğim için bir şey diyemiyorum. 

Sadece videosunu dün saat 3 gibi yakaladık ve izledik. Çok üzücü bir tablo. Hakikaten kahrolduk. Böyle bir şey nasıl oldu. Nasıl buna çözüm geliştirilemedi. Hiçbirimiz buna çözüm geliştirememişiz, hakikaten çok üzücü. Nasıl farkedememişiz. Ne biz, ne ailesi, ne öğrenciler… 

En yakın arkadaşları… biliyorsunuz gençler en çok arkadaşlarıyla en çok bunları paylaşır. Maalesef onlar da böyle… Sadece son zamanda biraz içine kapandı.. gibi bir şey söylediler. Onun dışında bir şey söylemiyorlar maalesef. Başka bir ipucu yok elimizde.

 

Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi 2. sınıf öğrencisi Enes Kara için arkadaşları tarafından anma töreni gerçekleştirildi.

 

“250 KİŞİLİK SINIF HEPSİ MASKELİ, TANIMIYORUZ”

Hocalardan yakın tanıyan var mı Enes’i?

Yok… 250 kişilik sınıf. Maskeliler. İkinci sınıf hocalarına sordum. Zaten herkes maskeli diyorlar.. Bir de bu yıl pandemi nedeniyle devam zorunluluğu yok. Aynı anda canlı ders de veriyoruz. İsteyen canlı dersi izliyor, isteyen yüz yüze katılabiliyor, isteyen video izleyebiliyor. Ama katılım oranı yüzde 60-70… Ama gelmeyen, niye gelmiyor, bu sene çok araştıramıyoruz bu nedenle. Bu nedenle hocalar da farkettikleri bir şey olmadığını söylediler. Tabi burda en çok farketmesi beklenen arkadaşları…

 

Çok yakın arkadaşlarıyla konuşabilidiniz mi, ne diyorlar?

Sadece birkaç arkadaşı.. Çok samimi arkadaşı yok zannedersem ama bilen tanıyan… Sadece son zamanda biraz içine kapanık oldu dediler. 

“O EVDE KALMAYI TERCİH ETMİŞLER” 

Peki kalacak yer için size, okula veya Kredi ve Yurtlar Kurumu’na bir başvurusu olmuş mu?

Bize bir başvurusu yok. Biz başvurusunu yakalayamadık. Kampüsün hemen yanında Kredi ve Yurtlar Kurumu’nun yurtları var. 

Dolu mu yurt?

Bizim burda pek yurt sorunu olmaz. Her öğrenciye yer bulunur. 

Yani o evde kalması bir tercih diyorsunuz, mecburiyet değil?

Tabi tabi. Biz zaten bu pandemi döneminde, önce öğrencilerin yerlerini ayırtıp sonra çağırdık. Böyle bir sorun hiç yaşamadık. Tek tek öğrencilerin talebini alırız, yurt talebiniz var mı diye… Onlar da bize iletirler. Bulamayanlara da yer buluruz genellikle… O konuda bir sorun yaşamayız şehrimizde. Yurdu olmayan, evsiz kalan bir çocuğumuz olmadı şimdiye kadar. 

Cemaatler konusunda, okulunuzda yaşadığınız başka bir olay oldu mu?

Hiç duymadım. 

Öğrencilerin bir yapılanması?

Yok. hiç duymadım. böyle bir şikayet, bağlantı da yok. Hiç böyle bir şey duymadık. Şikayet de duymadık öğrencilerden, çalışanlardan… Yok. 

Öğrencilerin bir açıklaması oldu… Okulla ilgili, derslerle ilgili de şikayetleri oldu. Nedir?

Genel olarak Tıp Fakültesi eğitimi ağır. Bizim okulumuza özel bir şey değil. 

Yani bir özeleştiriniz oldu mu çocukların yaptığı açıklamadan sonra… Ne dediler, ne anladınız? Ne değişecek?

Tabi tabi.. Özeleştiri değil de şöyle diyelim.. Pandemi döneminde özellikle birinci sınıflar evde kaldı. Pratik eğitimler devam etti üst sınıflarda ama teorik eğitimler mecburen kalabalık olduğu için uzaktan eğitim yaptık. O bir yıl okula gelmemeleri çocuklarda çok motivasyon eksikliği yapmış. Onu farkettik. Demoralize olmuşlar. Ona yönelik çalışmalar yapıyoruz. Nasıl motive ederiz diye… 3’üncü sınavlarda daha iyi hale geldiler, onu gördük. 

Biz akredite bir Tıp Fakültesiyiz. Bütün analizleri yaparak ilerliyoruz. Sanki toparlayacak gibiler… 

Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Prof. Dr. Metin Kaya Gürgöze

Motivasyonu artırmak için neler yaptınız?

Çocuklarla görüştük biz bunu… Hocamızın bir önerisi oldu. Üç tana sinema filmi getirdik. Beraber izledik sonrasında üzerinde doktor hasta ilişkileri üzerine sohbet ettik. Ayrıca bizim psikiyatri bölümü hocamız, davranış bilimleri dersinde bu konulara eğiliyor hakikaten… Bu konularda bir sıkıntıları olduğunda öğrencilerle tek tek de görüşebiliyoruz. Derste de sohbet ediliyor zaten… 

Bunun dışında çocuklar genelde kendileri sosyal faaliyet yapmayı seviyorlar. Spor salonumuz var, tenis kortumuz var, basketbol sahamız var. Oynayıp eğleniyorlar tabi ama diğer açıdan daha çok kendileri doğal olarak arkadaşlarıyla vakit geçirmeyi seviyorlar.

 

“BU ÇOCUK BİZİ BİRAZ UYARDI” 

Harput’a mı çıkıyorlar daha çok?

Hayır kafeler ve AVM’leri tercih ediyorlar. Benim oğlum ve yeğenim de burda öğrenci… Hem veli hem hocayım. Ordan da izleyebiliyorum. 

Biz daha çok eğitimle ilgili faaliyetler yapıyoruz. Ama bu çocuk bizi biraz uyardı. Bu hale gelmesi… Arkadaşlarıyla şu an toplantı yapıyoruz, temsilcilerle… Daha uyanık olalım diye.. Arkadaşlarını uyarıyoruz. Demek ki uyanık olamadık. 

Uyanık olalım derken biraz açar mısınız? Çocukları biraz daha sevelim, sevgimizi gösterelim, çocukların gözlerinin içine bakalım mı demek istiyorsunuz… 

Yok… Aslında… Farkındalık açısından… Bir arkadaşımızda bir şey bulduğumuzda yani hemen en yakın arkadaşına, çözemiyorsa bize, anneye, babaya, bizim psikiyatri bölümümüze… yani bir şekilde uyaralım diyoruz. Geç kalmayalım. Daha uyanık olmamız lazım. 

Ekleyeceğiniz bir şey var mı?

Çok üzgünüz. Bir öğrencimizi kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyoruz. Başka bir şey diyemiyorum. 

 

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir