Spor ve diplomasi

Yahudi Olimpiyatları olarak da adlandırabileceğimiz “Maccabiyah Oyunları” başlayalı 90 yıl oldu.

Maccabiyah aslında, Yahudi sporculara bir arada spor faaliyetlerini gerçekleştirebilme imkanı yaratırken aynı zamanda da Yahudilerin yaşadıkları ülkeler ile Yahudi devleti olan İsrail arasında diplomatik bir köprü oluşturmayı da başarmıştır.

Yahudiler nerede yaşarsa yaşasınlar bulundukları ülkelerin bayrakları ile katılıyorlar ve o ülkeleri temsil ediyorlar.

Bu yıl gerçekleştirilen 21. Maccabiyah Oyunları haberimden sonra oldukça ilginç gelişmeler ve başvurular aldım.

En ilginçleri ile bire bir görüşerek bu konuda siz okurları daha da bilgilendirmeyi doğru buldum.

Konu başlıkları ise şöyle:

  • Maccabiyah ve Türk-İsrail diplomasisindeki etkileri.
  • Maccabi Spor Kulübü ilk olarak nerede kuruldu?
  • Maccabiyah Oyunları gölgesinde altında bulunan Türk-Yahudi sporcuları kimlerdi ve bu konudaki çalışmalar nelerdi?

İlk Olarak Maccabiyah Oyunları haberimiz yayınlandıktan sonra ilk telefon saygıdeğer büyüğüm Sayın Moris Reyna’dan geldi.

Haber için tebrik ettikten sonra bana Maccabiyah Oyunları ve bu oyunlara Türkiye’nin katılımı ile ilgili gerçekleri Sayın Mois Kohen ile görüşerek elde edebileceğimi söyledi.

Bunun üzerine beni Mois Kohen abimiz ile tanıştırdı.

Mois Kohen meğerse aynı zamanda benim de üyesi olduğum Yıldırım Spor Kulübü’nün de başkanlığını yapmış.

Ancak bu başkanlığı ben İsrail’e göç ettikten sonra ifa ettiği için kendisi ile tanışamamışım.

Mois Bey’in kendisine abi demeyi tercih ediyorum.

O yüzden konu hakkında neredeyse 45 dakikalık bir telefon görüşmesi gerçekleştirdik.

Kısaca, Türkiye Maccabiyah Komitesi başkan yardımcılığı yaptığı sürede neler olduğunu ve Maccabiyah Oyunları ile Türkiye Diplomasisini nasıl buluşturduğunu, buna da Sayın Moris Reyna abimin de ne şekilde katkıları olduğunu anlattı.

Bu kadar ilginç bir olayın toplumca bilinmesi gerektiğini düşünüyorum.

Bunu bana ve Odatv’ye özel olarak anlattığı için de ayrıca çok müteşekkirim.

Bu olayın telefon sohbeti ile kısıtlı kalmamasını ve bana yazılı olarak göndermesini rica ettim.

Tek bir satırının bile heba olmasını istemiyordum. Sağ olsun, ekte kendisinden aldığım yazılı beyanatını aynen ekliyorum.

Kısaca insani ilişkilerin, spor ve iyi niyet ile ülkeler arası ilişkileri nasıl geliştirilebileceğinin en güzel örneklerinden birini okuyacaksınız.

Mois abime ve Moris Reyna abime de bu ulvi çabaları için teşekkür ederim.

Credit Şalom Gazetesi 7 aralık 1994 1991 ila 1995 yıllarına aittir.

“Başkan Mordo Elnekave, maalesef oğlunun vefatı dolayısıyla başkanlıktan ayrılmak istedi.

Israrlarımla başkanvekili olarak, gerek cemaatimiz için, gerekse Türk Macabiatları için çalışmalarımı sürdüreceğimi; ayrıca, zamanla toparlanma safhasında kendisine devredeceğimi, bunun için de istifa etmemesini devrin cemaat başkanı Bensiyon Pinto ve bazı Macabiath üyelerinin yanında rica ettim.

O da kabul etti.

Esasında, baştan beri sürdürdüğüm görevi idare heyetinin aktif değerli üyeleriyle planlayarak görevi üstlenmiştik.

Spor faaliyetlerinin yanı sıra dünyanın tüm Yahudi’lerinin birbirleriyle yakın temasını sağlayan Maccabiath’ın da spor kadar önemli olduğunu görerek önce Türkiye’de yaşayan Yahudi toplumunu ve İsrail’e hicret eden Yahudileri içeren yakınlaşma ve tanıtıcı mahiyette bir çalışmayı başlattık

Ondan daha önemlisi, Türk-İsrail arasında dostluğun ve yakın ilişkilerin oluşmasını beraberinde getirebileceğini fark ettim. Bu düşüncemin temelinde meşhur bir sözden esinlenmiştim. “Gönül ne kahve ister ne kahvehane. Gönül muhabbet ister kahve bahanedir.” (Spor önemli ancak bahane)

Esasında ilk Maccabiath faaliyeti Osmanlı zamanında başladı.

İlk Macabiathlar 1895 yılında İzmir’de gerçekleşti.

Yaptığımız program gereği ilk büyükelçilik görevine başlayan Onur Gökçe ile tanışmayı düşündük.

Dostum Moris Reyna evinde verdiği davette sayın Onur Gökçe ve eşi Aytül Hanımını da davet etti.

Çok samimi bir sohbet sonrası Maccabiath’ın genel başkanı ve dünyanın birçok ülkesinden gelen başkanları ve idare heyeti üyeleriyle Türk İsrail birliği.

Başkan Sayın Selim Amado ile üyelerini kapsayan Türkiye’den göç eden Yahudiler ile Türk Büyükelçisi ve eşinin yanı sıra tüm elçilik üyelerini Hilton TLV’deki resepsiyona davet ettik.

İnanılmaz şekilde büyük ses getiren bir davet oldu.

Bu organizasyonun yapılmasında Moris Reyna’nın katkıları çok büyüktür.

Konuşmayı ilk “aramızda olamayan başkan Mordo Elnekave adına toplantıyı açıyorum” sözlerimle başladım.

İlk Maccabiath’ların, Osmanlı’da başladığını, sonrasında nedense izin verilmediğini ancak 1991 yılında resmi izin verildiğini ve aramızda Türkiye adına müşahit delegenin aramızda olduğunu Türk-Yahudileri’nin ülkeye bağlılığını, sevgisini; Türkiye’den göç eden Yahudilerin Türkçe konuşmalarını bırakamadıklarını, aynı yaşantıyı sürdürdüklerini, dolayısıyla Ortadoğu’da iki gelişmiş ülkenin birlik ve beraberliğinin çok önemli olduğunu ve konsolos ritüelinde olan ilişkinin büyükelçilik seviyesine çıkarılmasının memnuniyetini ifade ettim.

İştirak eden elçilik Dünya Macabiyat üyelerini İsrail’de yaşayan Türk-Yahudilerine iştiraklerinden dolayı şükranlarımı ilettim.

Akabinde Sayın Onur Gökçe kürsüye geldi.

Bu resepsiyondan çok etkilendiğini, bu kadar büyük bir organizasyondan bihaber olduğunu, dünyanın muhtelif ülkelerinin delegeleriyle tanışmaktan gurur duyduğunu, Türk-İsrail dostluğunun çok önemli olduğunu, görevi süresi boyunca bu konuya elinden geldiğince katkıda bulunacağını ifade etti.

Akabinde pazar günü büyükelçilik rezidansında Maccabiath’a iştirak eden ülkelerin delegelerine, İsrail’de yaşayan Türklere görkemli bir davet verdi.

Sayın Moris Reyna ilişkilerin sıkılaşmasında fevkalade bir iş yaptı. Bu konudaki giderlerde Rahmetli sayın Moşe Kata’nın da olağanüstü destekleri oldu.

Türkiye ve Türk-Yahudileri; Avrupa ülkelerinde Rusya’da, Amerika’da, Yunanistan’da ve diğer ülkelerde pek tanınmıyordu. Bu inanılmaz bir tanıtım sağladı.

Türkiye’nin bu seviyede bir ülke olduğunu bilmediklerini ifade ediyorlar.

Birçok ülke delegelerinden tebrik mektupları gelmeye başladı.

Ancak, vurgulamalıyım ki Türkiye için çok önemli olan iki şey ortaya çıkmış oldu. Tarihe geçecek olayların birincisi takribi olarak 100 yıla yakın bir süreden sonra Türk-Yahudileri’nin Macabiyatlara iştirak etmeleri,

İkincisi Macabiatların 100. yılında bu kadar ülke varken Türkiye’de tekrar kutlanması oldu.

Burada Cemaat Başkanı Bensiyon Pinto ve sayın Hayim Kohen’in katkılarının unutulmaması gerekir. Onları yad ediyorum. Ruhları şad olsun.

Bu ilişkilerin ve çalışmaların oluşmasıyla olsa gerek Moris Reyna ve ben uluslararası komitede ilk Türkler olarak görev almaya başladık.

Yabancı ülkelerin aralarındaki özel davetlere davet edildik. Türkiye’nin bu denli bir topluluk olduğunu bilmediklerini her konuşmada ifade ediyorlardı.

Bu arada Türk komite üyelerinin çalışmaları ve ilişkileri de fevkalade bir düzeydeydi.

Gençlerimiz, giyimleriyle tavırlarıyla spor yetenekleriyle nezaketleriyle fevkalade bir görünüm ve itibar sağlıyorlardı. Bana, yapılacak genel başkan seçimi komitesinde görev verdiler.

96 yıl sonra bu göreve getirilen ilk Türktüm.

Yapılan çalışmalardan dolayı teşekkür ediliyor taktir topluyorduk. Sayın Roland Bakalartz, başkan seçildi. Bu arada başkan Mordonun da uluslarası Macabiath’larda görev alması için gerekli çalışmaları yapıyorduk. Jak Gökay, Rıfat Duenyas Jojo Sisa, Yusuf Aner ve diger üyeler de büyük destek veriyorlardı.

Bana verilen ve Türkiye’ye böyle bir ödül getirilmesinden dolayı teşekkür ve takdir beklerken, burada değinmek istemediğim bazı gelişmelerden istifa ettim.

Ve benim görevi Jojo Sisa aldı.

100. yılın büyük organizasyon ve davetinden tam 9 gün önceye denk geliyordu.

Davetin en iyisi ve en çarpıcısı olması için gereken çalışmalar 5 ay öncesinden başlamıştı.

Bensiyon Pinto Hayim Kohen devletle yapılan görüşmelerle izinleri almışlardı.

İdare heyeti olarak en iyi bir organizasyon için çalışıyorduk. Tabii ki istifa ettiğimden açılış konuşmasını başkan olarak Mordonun yapması gerektiğini planladık.

Mordo, bu konuşmayı bulunduğum durum itibariyle yapamayacağım dedi ve açılış konuşmasını yapması için konuşmayı yeni Başkanvekili Jojo Sisa’ya verdi.-

Jojo böyle bir gecede bu konuşmayı katiyetle yapamayacağını tüm organizasyonu Mois Kohen’in yaptığını dünyanın muhtelif ülkelerinden gelen delegelerin onu tanıdıklarını bildirdi. Ben reddettim. Bir hafta boyunca ısrarla ret cevabı verdim.

Olay o kadar gelişti ki eşiyle beraber evime gelerek eşime aileme tesir etmeye başladılar.

Bir ara dedim ki “Bu görevi sana veren başkandır, eğer beni arar bu görevi verirse düşünürüm yoksa kesin yapmayacağım. Jojo yanımda Mordoyu aradı, Mordo da “aranızda anlaşın kararı verin” dedi.

Davete bir gün kala açılış konuşmasını hazırladım.

Davetliler dünya Macabiath başkanı bir üçok ülkenin başkanları Vali Hayri Kozakçıoğlu. devletin birçok ilgilileri. Hahambaşımız Cemaat Liderleri Moris Reyna ve eşi.

İsrail’in konsülü Yishak Shoham ve eşi ve çok büyük bir katılım vardı. Yaptığım konuşmayı her konuşmam gibi Başkan Mordo Elnekave adına açıyorum ile başladım.

Macabiath’ın önemini Osmanlı’nın bu konudaki ilki yapması ve yakın ilgisini Türk-İsrail yakınlaşmasının önemini Türkiye Cumhuriyetinin bu konudaki desteğini, önemini, izahını ve teşekkürünü vurguladığımı ifade ettim.

Büyük alkışlarla karşılandı. Akabinde, Vali Hayri Hozakçıoğlu Türk-Musevilerini öven çok samimi bir konuşma yaptı.

Dünya Maccabiath Komitesi Başkanı Roland Bakalartz konuştu.

Üzerine basa basa Türkiye’yi daha iyi tanımaktan duyduğu memnuniyetini ifade etti ve “Sayın Mois Kohen’i kürsüye davet ediyorum” dedi.

Kürsüye çıktım. Dünya Macabiathları Organizasyonun başarı ve övünç plaketini size verilmesi için alınan karara istinaden size tevdi etmek isteriz dedi.

Onunla birlikte Sayın Moris Reyna vardı. İkisi birlikte böyle bir ödülü ilk Türk üye olarak almaktan ve ülkeme böyle bir ödülü getirdiğimizden dolayı inanılmaz gurur duyduk. Bu konuda bazı nahoş ve ilginç gelişmeler oldu. Bu konuya değinmeyeceğim. Bu görevimden sonra FKD başkan vekilliği, ortaköy cemaat başkanı-içinde orahayım ihtiyarlar yurdu. Ögrencileri Koruma Derneği ve diğer kurumların bulunduğu bölümlerin kurumlar başkanlığını ve conseil laik (Yürütme üyesi) görevlerini üstlendim.

Türkiye’nin iştirak izninden itibaren birçok gelişme oldu.

Ancak, 4 yıllık sürede başında yaşayan bir kişi olarak, bildiklerimi, gördüklerimi hiçbir yorum yapmadan, önyargısız ve kısaltarak arz ettim.

Bundan başka sorularınız varsa memnuniyetle bildiklerimi yansıtırım. Size candan başarılar diliyorum. Sizinle tanışmaktan dolayı memnuniyetimi ifade ediyorum. Görüşmek dileğiyle.”

MOİS KOHEN

Mois abim herhangi bir soruya mahal bırakmayacak şekilde detaylı ve güzel anlattığınız için teşekkür ederim. Başka sorum yok. Sağ olun ve elinize gönlünüze sağlık…

Bundan sonraki haberimde de Türk-Yahudi Sporcular konusunda uzman ve konuya vakıf eski bir dost ile yaptığım sohbeti Sevgili Metin Delevi ile yazılı röportajımı takdim edeceğim.

Rafael Sadi
Odatv.com

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir